Sanatın ve Bilimin İzinde Bir Yaşam:
1971 yılında Erzurum’da dünyaya geldim. Yaşamımın erken dönemlerinde önce Bursa’nın yeşiline, ardından İstanbul’un kültürel zenginliğine doğru bir yolculuğa çıktım. Bu yolculuk, sanatsal arayışlarımın ve doğaya olan derin tutkumun şekillendiği bir zemin hazırladı.
Otuz yılı aşkın bir süre tekstil sektöründe desen tasarımcısı olarak edindiğim deneyim, renklerle, formlarla ve estetikle olan bağımı perçinledi. Ancak kalbimdeki asıl çağrı, (Bu konuda sevgili Latife Tekin’e teşekkür etmeden geçemeyeceğim) beni 2016 da bambaşka bir dünyaya, bilimsel bitki ressamlığına yöneltti. Bu geçiş, benim için sadece bir kariyer değişikliği değil, aynı zamanda sanat ve bilimin nadir bulunan bir uyumla bir araya geldiği bir alanda kendimi yeniden keşfetme fırsatıydı. O andan itibaren tüm zamanımı ve enerjimi bu büyüleyici disiplinde kendimi geliştirmeye ve yeni ufuklar açacak projelere adamaya karar verdim.
Bu alandaki yetkinliğimi geliştirmek amacıyla İlk olarak Fındıkzade Geleneksel sanatlar akademisinde Elif şirin’den Başlangıç ve orta seviye, Sefaköy güzel sanatlar akademisinde Değerli hocam Hülya Korkmaz’dan İleri Seviye , gene ANG Vakfı bünyesinde değerli hocalarım Hülya Korkmaz’dan İleri seviye suluboya, Fatma Şen Gökmenden Teknik kalem Dersleri aldım. Sanata ve bilime olan bu adanmışlığım, beni Flora Araştırmaları Derneği ve Biret Bitki Ressamları Grubu gibi saygın kuruluşların aktif bir üyesi yaptı. Sanatsal yeteneklerimin yanı sıra, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nde 2008-2012 yılları arasında tamamladığım Sosyoloji eğitimi, toplumsal ve kültürel dinamiklere olan duyarlılığıma farklı pencereler ekledi.
Profesyonel yaşamımda, Türkiye’nin bitki çeşitliliğini kayıt altına almayı ve bu mirası gelecek nesillere aktarmayı hedefleyen önemli projelerde aktif rol almaktayım. Özellikle ANG Vakfı’nın yürüttüğü ve 2020 yılından beri bitki ressamı olarak katkı sunduğum Resimli Türkiye Florası Projesi, kariyerimdeki en parlak ve anlamlı çalışmalardan biridir. Bu proje, Anadolu’nun eşsiz bitki zenginliğini bilimsel bir titizlikle ve sanatsal bir incelikle belgeleme misyonunu taşımaktadır. Devam eden diğer önemli projelerim arasında Kaçkar Dağları’nın endemik çiçeklerini resmettiğim “Kaçkarın Çiçekleri Projesi” ve uluslararası bir işbirliği olan “Kore-Türkiye Orkideler Projesi” bulunmaktadır. Bu projeler, Gelişmeleri ilerleyen zamanlarda sayfamda paylaşacağım.
Tekstil sektöründeki geçmişim de sanatsal birikimime önemli katkılarda bulundu. 1989-1997 yılları arasında farklı tekstil firmalarında desinatör ve tasarımcı olarak görev yaptım, ardından 1997-2017 yılları arasında kendi Desen Tasarım Stüdyomu kurarak tekstil sektörüne tasarım hizmetleri verdim. Bu deneyimler, kompozisyon, renk uyumu ve detaylara hakimiyet gibi konulardaki yeteneklerimin gelişmesine destek oldu.
Eserlerim, sanatseverlerle çeşitli sergiler aracılığıyla buluşuyor. En heyecan verici güncel sergilerimden biri, 15 Mayıs 2025 tarihinde Salt Beyoğlu’nda gerçekleşecek olan “Anadolu’nun Bitki Mirası” isimli karma sergidir. Bu sergi, sanatsal birikimimin ve doğaya olan bağlılığımın önemli bir yansıması olacak. Katıldığım sergiler arasında 15 Nisan 2025’te düzenlenen “Anadolu’nun Ağaçları ve Çalıları”, 2024 yılındaki “Resimli Türkiye Florası Sergisi”, Aralık 2023’te sanatseverlerle buluşan “Anadolu’nun Çiçekleri”, Mayıs 2019’da Sefaköy GSA’da yer aldığım “Mavi” isimli karma sergi ve Haziran 2018’deki Beyoğlu sergisi bulunmaktadır. Her bir sergi, bitkilerin dünyasına yaptığım sanatsal yolculuğun birer durağı niteliğindedir.
Sanatsal üretkenliğimin yanı sıra, bilgi ve deneyimlerimi gelecek nesillere aktarma konusunda da büyük bir tutkuya sahibim. Nisan 2025’ten itibaren Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde bitki ressamlığı eğitmenliği yapmaya başlamam, bu tutkumun somut bir göstergesidir. Öğrencilerime sadece teknik bilgi değil, aynı zamanda doğaya karşı bir farkındalık ve saygı aşılamayı hedefliyorum.
Benim için doğa, sadece bir çizim konusu değil, aynı zamanda en büyük ilham kaynağıdır. Doğanın kusursuz dengesine ve yaşamın her formuna derin bir saygı duyuyorum. Vegan yaşamı tercih etmem, tüm canlılara karşı duyduğum sonsuz saygı ve sanatıma yansıtmaya çalıştığım inceliğin ve duyarlılığın temelini oluşturur. Fırçamdan çıkan her bir çizgi, doğanın mucizevi detaylarına bir övgü niteliğindedir.
Erzurum’dan İstanbul’a uzanan yaşam yolculuğumda, tekstilin renkli dünyasından bitkilerin sessiz zarafetine doğru bir dönüşüm yaşadım. Sanatımı bilimle harmanlayarak, Türkiye’nin bitki mirasına değerli katkılar sunmakta, aynı zamanda bu mirası koruma ve tanıtma bilincini yaymaya çalışmaktayım. Amacım, hem sanat dünyasında hem de doğa koruma alanında ilham veren bir figür olarak yolculuğuma devam edebilmektir.

